fbpx

Çok Uyaranlı Ortam ile Eğitimin Kalıcılığı

Çok Uyaranlı Ortam ile Eğitimin Kalıcılığı

Sizce bir çocuk, toprağın dokusunu hissetmeden doğayı gerçekten anlayabilir mi? Kumların arasında yürürken bir deniz kabuğuna rastlamadan merak duygusu geliştirebilir mi? Ya da bir melodinin ezgisine kapılmadan müziğin büyüsüne kapılabilir mi? Sanırım cevabınız hayır olacaktır…

Peki, bir çocuğun öğrendiği bir anıyı gerçekten hatırlamasını nasıl sağlarsınız? Sadece dersi dinlemesini sağlayarak mı yoksa ona keşfetme, dokunma ve harekete geçme fırsatı sunarak mı? Cevap aslında çok net: Ne kadar çok duyu devreye girerse öğrenme o kadar çeşitlenir ve kalıcı hale gelir. İşte bu yüzden çok uyaranlı ortamlar, öğrenmeyi sıkıcı bir etkinlikten çıkarıp gerçek bir yaşam deneyimine dönüştürür.

  • Çok Uyaranlı Öğrenme Nedir?

Çok uyaranlı eğitim ortamları, eğitimde birçok duyuyu öğrenme sırasında aktif ederek öğrenmenin kalitesini artırmayı amaçlayan bir öğrenme modelidir. Geleneksel eğitim anlayışının aksine öğrencileri pasif dinleyiciler olmaktan çıkarıp öğrenme sürecine aktif katılımcılar olarak dahil eden çok duyulu ve etkileşimli bir yaklaşım sunar.

  • Farklı zekâ türleri neden önemli?

Howard Gardner’ın eğitim dünyasına kazandırdığı önemli kuramlardan biri olan Çoklu Zekâ Kuramı, çok uyaranlı öğrenme ortamlarının aslında farklı zekâ türlerine hitap etmek için mükemmel bir öğrenme modeli olduğunu gösterir. Kuram, zekânın tek bir yapıdan meydana gelmediğini ve insanların birbirinden bağımsız en az sekiz ayrı zekâya sahip olduğunu ve bunların zaman içinde geliştirilebileceğini savunur.(Altan,2011) 

 Bu zekâ türleri şunlardır:

-Dilsel (Sözel) Zekâ

-Mantıksal-Matematiksel Zekâ

-Görsel-Uzamsal Zekâ

-Bedensel-Kinestetik Zekâ

-Müzikal Zekâ

-Sosyal Zekâ

-İçsel (Öze Dönük) Zekâ

-Doğa Zekâsı

Çoklu Zekâ Kuramı, geleneksel zekâ ve başarı tanımlarından uzaklaşarak, düşüncelerimizi yeniden oluşturmamıza yardımcı oluyor. Her bireyin farklı zekâ türlerine, ilgi ve yeteneklere sahip olması dolayısıyla farklı öğrenme stillerine hitap eden ortamlar, öğrencilerin başarı oranlarını artırma konusunda etkili olabilir.

Bilimsel araştırmalarda da görülüyor ki çok uyaranlı ortamlar öğrencilerin ilgi ve motivasyonlarını artırarak derslere karşı olumlu tutumlar geliştirmelerine yardımcı olur. Öğrenme sürecinde birden fazla duyunun aktif olarak kullanılması, bilginin daha iyi hatırlanmasını kolaylaştırır. Yani beynin nöroplastisitesini yani yeni sinir bağlantıları kurma ve mevcut olanları güçlendirme yeteneğini destekler. Bu sayede öğrenme daha kalıcı olur.

Peki çoklu öğrenme ortamlarını bizler nasıl sınıf ortamında ve evlerimizde destekleyebiliriz?

  • Öğretmenler Çok Uyaranlı Ortamları Sınıflarında Nasıl Oluşturabilir?

Sınıflarda çok uyaranlı ortamları oluşturmak ve çocukların farklı bireysel gelişimlerini desteklemek düşündüğümüz kadar zor olmayabilir. Eğitimde kullanılan araç gereçler, kazanımlara daha kısa sürede ulaşmayı ve öğrenmenin daha kalıcı olmasını sağlayabilir. Öğretmenlerin, bu amaçla çeşitli eğitim araçlarından yararlanarak sınıf içerisinde çoklu ortam oluşturmaları gerekmektedir.(Demirel ve Şahinel, 2006: 56).

1)Farklı Zeka Türleri ve Öğrenme Stilleri Hakkında Bilgi Sahibi Olmak

Öğrencilerinizi yakından gözlemleyerek güçlü yönlerini ve ilgi alanlarını keşfedin. Kimi öğrenci dokunsal materyallerle öğrenirken kimisi görsel olarak zenginleştirilmiş bir öğrenme deneyimini tercih edebilir. Bu yüzden öğrencilerinizi yakından gözlemlemek, onların güçlü yönlerini ve ilgi alanlarını keşfetmek oldukça önemlidir. Örneğin, bazı öğrencileriniz doğada vakit geçirmekten hoşlanıyorsa neden sınıf etkinliklerini dört duvar arasında sınırlı tutasınız? Dersi, sınıfın uzantısı olan bahçeye taşıyarak doğayı öğrenme sürecinin aktif bir parçası haline getirebilirsiniz. Böylece tekdüze bir anlatım yerine doğanın sunduğu renkler, sesler ve dokularla desteklenen bir öğrenme ortamından yararlanabiliriz. 

2)Öğretimi Çeşitlendirmek İçin Farklı Materyaller Kullanmak

Görseller, sesler, fiziksel hareketler ve dokunsal materyaller kullanarak öğrenme deneyimini zenginleştirin. Sanat eserleri, müzik, filmler, drama etkinlikleri ve deneyler gibi çeşitli materyallerden yararlanın. Kimi çocuk görsel, kimi işitsel, kimi de dokunsal yollarla daha iyi öğrenir. Çok uyaranlı ortamlar, bu farklılıklara hitap ederek her çocuğun kendi hızında ve en verimli şekilde öğrenmesini sağlar.

3)Öğrenme Ortamını Zenginleştirmek

📌 Öğrencilerin aktif katılımını teşvik eden interaktif etkinlikler düzenleyin.

📌 Ders içeriklerini oyunlaştırma ile daha eğlenceli, iş birliğine dayalı yollarla öğretmeyi sağlayabilirsiniz. Örneğin rol yapma etkinlikleri ve vaka çözümlerini derslere uyumlu hale getirebilirsiniz.

📌 Öğrencilerin gerçek dünya problemleri hakkında bilinçlenmeleri ve bu problemlere çözüm üretmeleri, aksiyon almaları için proje tabanlı öğrenme yöntemini derslere entegre edebilirsiniz. Son zamanlarda sıkça duymaya başladığımız Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda bir problem seçip bu alana dair çözüm ürettikleri projeler tasarlayabilirler. Çocukların araştırma, problem çözme, etkili iletişim, iş birliği yetkinliklerini 

📌 Öğrencilerin öğrenme yolculuklarını sadece ders kitaplarıyla sınırlamak, onları gerçek hayata hazırlamak konusunda eksik kalabilir. Müze, sergi, tiyatro, kamp, adliye gibi yerlere düzenlenen geziler öğrenmenin canlı bir deneyime dönüşmesini sağlar. Bu geziler, öğrencilerin aynı zamanda gerçek yaşam bağlantıları kurmasını, farklı bakış açılarını deneyimlemesini sağlar.

📌 Teknolojiyi kullanarak öğrenme deneyimini daha ilgi çekici hale getirin. Eğitici ve dil öğrenmeye yardımcı uygulamalar, sanal müzeler, kodlama oyunları, sanal gerçeklik ortamları öğrenmenin çeşitliliğine katkı sağlayacaktır. Teknolojiyi amacına uygun, güvenli bir şekilde kullandığımızda bize sağlayacağı faydalar fazla olacaktır.

  • Ebeveynler bu sürece nasıl katkıda bulunabilir?

📌 Çocuklarınızı akranları ile kıyaslamayın ve üzerlerinde baskı oluşturmayın.

📌 Çocukların ilgi alanlarını gözlemleyip bu alanlara yönelik deneyimler sunun. Örneğin resim ile ilgilenen çocuğunuzla sanat galerilerini gezebilirsiniz. 

📌 Ev ortamında çeşitli oyunlar, kitaplar ve sanatsal etkinliklerle öğrenme sürecine katkıda bulunun.

Sonuç olarak; her çocuk kendi içinde benzersiz bir potansiyel barındıran, açmayı bekleyen bir çiçek. Her biri birinden farklı olduğu için öğrenme yolculukları kendilerine özgü olacaktır.  Bu yolculukta çok uyaranlı öğrenme ortamları, sadece akademik başarılarını değil aynı zamanda öğrenme ve keşfetme arzularını da besler. Bizlerin görevi ise bu çiçeklerin en güzel şekilde açabileceği güneşli ve bereketli bir bahçe yaratmaktır. Onlara doğru ortamı sağladığımızda içlerindeki potansiyel kendiliğinden filizlenir ve büyür. Bizler, sadece çocukların yolculuklarında onlara rehberlik eden kişiler olmalıyız.

  • Kaynakça
  1. Ağrelim, H. T. (2016). Çok Uyaranlı Eğitim Ortamlarının Öğrencilerin Okuduğunu Anlama ve Yazılı Anlatım Becerilerine Etkisi. Dil Eğitimi ve Araştırmaları Dergisi.
  2. ALTAN, M. Z. (2011). Çoklu Zekâ Kuramı ve Değerler Eğitimi. Pegem Eğitim ve Öğretim Dergisi.
  3. Hayran, Z. (2010). Çok Uyaranlı Eğitim Ortamlarının Öğrencilerin Kavram Gelişimine Etkisi. Eğitim ve Bilim.

 

Ece Küçükgöl

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü

4. Sınıf Temsilcisi


Eğitim dünyasında fark yaratmak ve kariyerinizde bir adım öne geçmek ister misiniz? 18-27 Mart 2025 tarihleri arasında düzenlenecek olan “Eğitim ve Öğretmenlik Zirvesi” tam da size göre! Alanında uzman eğitmenlerin katılımıyla gerçekleşecek bu online zirvede, teori ve pratiği bir arada öğrenme fırsatı bulacaksınız.

Eğitim ve öğretmenlik alanında yenilikleri takip etmek, profesyonel gelişiminize katkı sağlamak ve network ağınızı genişletmek için bu fırsatı kaçırmayın! Kontenjan sınırlıdır, hemen yerinizi ayırtın.

Unutmayın, bu zirveyle geleceğinize yatırım yapın ve eğitim dünyasında fark yaratın!

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum Yap