fbpx

İşitme Kaybı Olan Yaşlılarda İşitme Cihazı Destekli İletişim Becerilerinin Kendileri ve Yakınları Tarafından Değerlendirilmesi

İşitme Kaybı Olan Yaşlılarda İşitme Cihazı Destekli İletişim Becerilerinin Kendileri ve Yakınları Tarafından Değerlendirilmesi

Yaşlanma, her canlıda görülen, tüm işlevlerde azalmaya neden olan ve doğum ile birlikte başlayan bir süreçtir. Yaşlılık bir hastalık değil, insan biyolojisindeki gelişmeler sonucu organizmanın verimliliğinde bir azalma süreci ve kişinin çevreye uyum sağlayabilme yetisinde azalmadır.

Yaşlanma sürecinde meydana gelen temel değişiklikler organ sistemlerinin rezerv kapasitelerinde, homeostatik kontrolde ve çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinde azalmadır. Bireyin iletişimde güçlükler yaşamasına neden olan yaşa bağlı organ sistemlerindeki rezerv kapasitelerinin azalması ile meydana gelen sorunlardan biri işitme kaybıdır.

Yaşa bağlı gelişen işitme kaybı, yaşlıların en sık yakındıkları sorunlardan biridir.

Yaşlanma ile ortaya çıkan işitme kayıplarında, işitme her iki kulakta ve yüksek frekanslarda azalır ve özellikle ard alan gürültüsünde konuşmayı anlama zorlaşır. Yüksek frekanslardaki kayıp genellikle 2 kHz’den sonra görülmeye başlar ve bu durum yaşa bağlı ilerleyen işitme kaybının tüm evrelerinde sesleri ayırt etmede sorun yaşamaya neden olur. İlerleyen süreçte tüm konuşma frekanslarında bozulma, çevreyle diyalog kurmada zorlaşma, giderek toplumdan soyutlanma meydana gelir. Soyutlanmanın en aza indirilmesi kişiye özel programlanmış işitme cihazı ile mümkündür.

İnsanların yaşam sürelerinin artması amplifikasyon gereksiniminin de artmasına neden olmuştur. Çünkü işitme kaybı, 65 yaş ve üstü bireylerde en sık karşılaşılan, 75 yaş ve üzerinde ise görülme sıklığı %46’ya ulaşan ve kronik sorunlar sıralamasında 13. sırada yer alan bir sağlık sorunudur.

 Yapılan bir çalışmada, işitme kaybı olan yaşlı bireylerin işitme cihazı kullanımı sonrası konuşmayı anlama skorlarında ve iletişim becerilerinde iyileşme olduğu bildirilmiştir.

Bu çalışmanın amacı, işitme kayıpları nedeniyle iletişim güçlüğü yaşayan yaşlı bireylerin, işitme cihazı kullanımı ile iletişim sorunlarında azalma olup olmadığının kendileri ve yakınları tarafından değerlendirilmesidir.

İşitme kaybının rehabilitasyonu işitme cihazı kullanımı ile mümkündür, ancak işitme cihazları, teknolojisi ne olursa olsun, doğal işitmenin yerini alamaz. İşitme kaybı olan bireylerin işitme cihazlarından beklentileri normal tondaki konuşmanın duyulabilir ve anlaşılabilir olmasıdır. Araştırmalar düzenli işitme cihazı kullanımıyla birlikte ilk bir ile üç ay arasında konuşmayı anlama skorlarının yükseldiğini göstermektedir. Cihaz kullanım süreleri açısından yapılan bir çalışmada, işitme kaybı olan kişilerin cihaz kullanmaya başladıktan sonra konuşmayı anlama performanslarındaki artışa bağlı olarak hayat kalitelerinin arttığı belirtilmiştir. İşitme cihazı kullanmaya başladıktan bir ay sonra işitme hassasiyetinin ve konuşmayı anlama skorlarının yükseldiği, sadece hastaların değil yakınlarının da bu durumdan memnun oldukları belirtilmiştir.

Ancak yapılan çalışmalar işitme cihazlarının bir aylık kullanımda henüz konuşmayı anlama ve iletişim sorunlarında ciddi bir düzelme sağlayamadığını, altı ay gibi orta vadeli kullanımda önemli düzelme sağladığını ve bu düzelmenin daha uzun süre işitme cihazı kullanımıyla değişmediğini ortaya koydu. Bu nedenle işitme cihazını yeni alan yaşlı bireylere cihazlarına alışmak ve yeni işitsel uyarana uyum sağlamak için en az bir aylık süreye ihtiyaç duyduklarının ayrıntılı olarak açıklanması gereklidir. İşitme cihazının iletişim ve anlama yeteneğini hemen artırmayacağı, bunun için düzenli kullanım gerektiği kişilere doktoru ve yakınları tarafından anlatılmalıdır. Bir aylık cihaz kullanımının iletişim sorunlarında azalma yönünden istatistiksel olarak anlamlı iyileşme sağladığı ancak altı ay ve üzeri cihaz kullanımının iletişim sorunlarının azalmasında çok daha iyi sonuç verdiği sonucuna varıldı.

İşitme kaybı olan kişilerin iletişimde yaşadığı güçlükler, kişinin gün içerisinde birlikte olduğu bir yakını tarafından daha iyi fark edilebilir.

 Bu amaçla yaşlı bireylerin yakınları ile cihaz öncesi ve sonrası iletişim sorunlarının, onların gözünde ne denli değiştiği sorgulandı. İşitme kayıplı bireylerin yakınlarından oluşan grup, cihaz öncesi ve sonrası olarak kendi içlerinde kıyaslandı ve bir aylık kullanıcıların bile iletişim araçlarının kullanımında (televizyon, telefon vb.), arka alan gürültüsünün olduğu (otobüs, araba vb.) ve çok sayıda konuşmacının ya da dinleyicinin bulunduğu dinleme koşullarında iletişim sorunlarının azaldığı görüldü.

Altı aylık kullanımın iletişim sorunlarını azalttığı ve daha uzun süreli cihaz kullanımının skorları daha fazla artırmadığı gösterildi

Sonuç olarak, çalışmamız sonucunda, düzenli işitme cihazı kullanımının, işitme kaybı olan bireylerin konuşmayı ayırt etme skorlarında artışa ve iletişim sorunlarında azalmaya neden olduğu gösterildi. İşitme cihazının işitme kaybına ve kişinin gereksinimlerine uygun seçilmesi ve ayarlanması işitme cihazının beklenen yararlarını artıracaktır. Kişiye uygun ayarlanmış ve düzenli kontrolleri yapılmış işitme cihazlarının daha iyi işitme sağlayarak konuşmaları anlama becerisini artırdığı açıktır. İşitmedeki bu artış zamanla iletişimde de iyileşmeye neden olacak ve yaşlılardaki kişilerden soyutlanma, yalnız kalma, konuşmalara katılamama gibi olumsuzlukları ortadan kaldıracaktır. İşitme cihazına uyum ve cihazdan maksimum fayda sağlayabilmek için en az altı aylık bir süreye ihtiyaç duyulduğu unutulmamalı, işitme cihazını yeni kullanmaya başlayan yaşlı bireyler çevreleri ve aileleri tarafından bu konuda desteklenmelidir. İşitme cihazı kullanmaya başlayan yaşlıların sadece işitme değil konuşulanları anlama beklentileri olacağı açıktır. Bu nedenle hasta yakınlarının ve yaşlılar ile çalışan uzmanların en az altı aylık düzenli kullanım sonucunda bu yakınmaların devamı halinde, işitme uzmanına başvurma konusunda hastaya yol gösterici olmaları gereklidir. Farklı uzmanlık alanlarında yaşlı bireylerle çalışan uzmanların en önemli görevleri, bu yaşlı bireylerin toplumda yaşayabileceği iletişim sorunlarına karşı onların farkındalıklarını artırmak, onların toplum içindeki iletişim yeteneğini artırmak ve hayattan zevk almalarını sağlamak için bir işitme uzmanına yönlendirilmelerini sağlamaktır.

Kaynak : Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2012;22(3):153-159

 

Bengü İskeçlier

Gazi Üniversitesi Odyoloji Bölümü

3. Sınıf Temsilcisi

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum Yap