Blog

Kişisel Gelişim

Bağlanmak Değil, Bağ Kurmak

26 Eki 20252 dk okuma

Bağlanmak Değil, Bağ Kurmak

Bağlanmak Değil, Bağ Kurmak Merhabalar ben Nisa Gül. Bugün sizler için ‘Bağlanmak Değil, Bağ Kurmak’ konulu bir blok yazısı hazırladım. Umarım okurken keyifli vakit…

Merhabalar ben Nisa Gül. Bugün sizler için ‘Bağlanmak Değil, Bağ Kurmak’ konulu bir blok yazısı hazırladım. Umarım okurken keyifli vakit geçirirsiniz.

’ diye sordunuz mu?

Eğer biriyle aranızda bağ oluşuyorsa beyninizde oksitosin ve dopamin fazla fazla salgılanıyor demektir. Yani bunun türkçesi anlaşıldığınızı hissedersiniz. Bağ kurmak psikolojik dayanıklılığı arttırdığı gibi yalnızlık hissini de azaltır. ’ . Bağlanmak ise bir nevi güvenli liman arayışıdır. Birey kendini güvende hissetmek için sürekli birine bağlanma çabasındadır. Güvenli bağlanma; kişi hem yakınlık kurabilir hem de ayrılığa dayanabilir.

Kaygılı bağlanma; kişi sevilmeme korkusuyla ilişkide sürekli onay arar. Kaçıngan bağlanma; kişi duygusal yakınlıktan kaçınır. Dağınık bağlanma; korku ve sevgi karışımı tutarsız bir davranış biçimi görülür. İlişki de bu bağların kurulduğu alandır. İlişkide iletişim, güven, sınırlar ve duygusal etkileşim bir bütün oluşturur. Modern psikolojiye göre ilişki sadece romantizm değidir.

Peki bağımlılık nedir?

Bağımlılık; kişinin bir başkasına aşırı derecede ihtiyaç duyması ve o kişi olmadan kendini eksik, değersiz ya da çaresiz hissetmesidir. John Bowlby’e göre küçük yaşta güvenli bağlanma geliştiremeyen bireyler ileri yaşlarda ilişkilerinde ya fazla yapışkan ya da duygusal olarak uzak davranışlar gösterir.

Bağımlılık oluşurken beynimizde ne olur biliyor musunuz?

Bağımlı kişide dopamin sistemi aktifleşir. Madde bağımlısı gibi kişi sevgi veya ilgi gördüğünde dopamin salgılar ve bu hisse tekrar ulaşmak ister. Devam eden bu süreçte kortizol (stres hormonu) artar ve kişi ilgiyi kaybetme korkusuyla devamlı tetiktedir. Seratonin azalır ve sonuç olarak huzursuzluk ve takıntı gelişebilir. Buradan da anladığımız gibi duygusal bağımlılık da gerçek bir bağımlılık etkisi yaratır.

Tüm bunlardan uzak ve sağlıklı bir ilişki nasıl kurulur peki?

Eric Fromm der ki: Gerçek sevgi, iki insanın bağımsızlıklarını koruyarak biraraya gelmesidir. Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir ilişkide hem ‘biz’ duygusu vardır hem de ‘ben’ kimliği korunur. Kişi sevilmek için kendini feda etmez çünkü zaten sevilmeye değer biri olduğunu bilir. Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki blok yazımda görüşmek üzere. Sağlıklı günler dilerim. Nisa Gül Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ebelik Bölümü Mezunu