Sağlıklı çocukluk çağının en belirgin özelliklerinden biri de büyüme ve gelişme sürecinin her ayda farklı olmamakla birlikte dönem boyunca süreklilik gösteriyor oluşudur. ) de etkilenmektedir. Doğumdan hemen sonra ve yaşamın ilk yılında bebeklere yapılan nörolojik muayeneler ile ilkel refleksler, postür, kas tonüsü gibi reaksiyonların değerlendirilmesi bebeklerin gelişimini izlemek açısından oldukça önemlidir. Bebeklerin ilkel refleksleri gebeliğin 25.
haftalarında ortaya çıkar
Yenidoğanlarda yaşamın devamı için gerekli olan bu refleksler yaşa bağlı olarak zamanla kaybolur ya da istemli harekete dönüşür. İlkel reflekslerin olmaları gereken dönemde bulunmaması veya kaybolması gereken dönemde hala devam etmesi ya da asimetrik refleks bulguları patolojik bulgu olarak görülmektedir ve beraberinde gelişim bozukluklarını getirebilmektedir. Gelin birlikte bebeklerin reflekslerine göz atalım. Emme Refleksi: Bebeğin dudaklarına dokunulduğunda veya ağzına bir nesne yerleştirildiğinde bebek o nesneyi emme tepkisinde bulunur.
Bu refleksin 6
ayda azalmaya başlaması ve yerini istemli-iradeli hareketlere bırakması beklenir. Arama Refleksi: Bebeğin ağız kenarına ya da yanağına hafifçe uyarı verilir ve bebek başını o yöne doğru çevirir, ağzını açar. Bu refleksin alınamaması veya zayıf alınması santral sinir sisteminde bir bozukluk olabileceğini düşündürür. Bu refleksin doğumdan yaklaşık 6. haftalarda kaybolması beklenir. Moro Refleksi: İrkilme veya sarılma refleksi olarak bilinir.
Bu refleksi değerlendirmek için geçmişten günümüze çeşitli yöntemler denenmiştir
Günümüzde en sık kullanılan yöntem, bebeği sırt üstü pozisyondayken 30 derecelik açıyla oturur pozisyona getirdikten sonra bırakılarak hafifçe yatağa düşmesi sağlanır. Sonucunda kollar gövdeden uzaklaşır, dirseklerden bükülü olan kollar ve el parmakları önce açılır sonra bükülür ve bebek eski haline geri döner. Ardından irkilerek ağlar. Bu refleks doğumdan 12.
ayda tamamen kaybolur
Bu refleks yenidoğan ve erken süt çocuğu dönemlerinde klinik açıdan önemlidir. Yakalama (Palmar-Plantar) Refleksi: Yakalama refleksi yenidoğanda istemsiz yakalama ve kavrama hareketidir. Gebeliğin 28-32. haftalarda başlayan bu refleksler doğum sonrası el refleksinde 3-5 ay, ayak refleksinde 5-10ay civarında yerini istemli yakalama/tutma hareketine dönüşür. Hem elde hem ayakta görülen bu refleks, bebeğin eline bir nesne yerleştiğinde bebek bu nesneyi yakalar.
Ayak tabanında parmaklara yakın kısma dokunulduğunda da bebek ayak parmaklarını ayak tabanına doğru kıvırarak yakalama hareketini gerçekleştirir. Topuk Refleksi: Bu reflekste kalça ve diz eklemleri bükülü haldeyken topuğa hafifçe refleks çekici ile vurulması sonucunda bacağın hızlıca düz hale gelmesi görülür. Topuk refleksi doğumdan yaklaşık üç hafta sonra kaybolur. Babinski Refleksi: Babinski refleksinde ayak tabanı topuktan parmak hizasına kadar bir hat şeklinde çizilir gibi dokunulur.
Bu dokunmanın sonucunda ayak parmakları yelpaze gibi açılır ve ayak baş parmağı ayak tabanına doğru kıvrılır. Bu refleksin 2 yaş civarından sonra kaybolması beklenir. Glabella Refleksi: Bebeğin iki kaşının arasına dokunulduğunda göz kırpması beklenir. Galant Refleksi: Galant refleksi, bebek yüzüstü pozisyondayken görülür. İlk olarak gebeliğin 20. haftasında görülmeye başlanır, doğum esnasında ve doğum sonrası 4-6 aylık süreçte kaybolur.
Aynı zamanda bu refleks, bebek anne karnındayken su ortamında ses titreşimlerini duymasını ve hissetmesini sağlar. Bebek yüzüstü pozisyonda elle desteklenir ve sonrasında sırtının sağ veya sol kenarı boyunca okşanır. Bebeğin okşanma hareketinin yapıldığı yöne doğru büküldüğü gözlenir. Bu refleks 6. aydan sonra devam ederse 9. Aydan sonraki dönemlerde mesanesini kontrol etme yeteneğini etkileyebilir ve 5 yaş civarı çocuklarda yatak ıslatma davranışı olarak ortaya çıkabilir.
Simetrik Tonik Boyun Refleksi: Bu refleks bebeğin ellerini ve dizlerini yukarı itmesine ve yerçekimini tecrübe etmesine yardımcı olur. Normalde 6-9. Aylarda ortaya çıkar ve 8-12. Aylarda kaybolur. Bu refleksin zamanından uzun süre devam etmesi halinde sürünme davranışının öğrenilmesinde gecikmeye neden olabilmektedir. Asimetrik Tonik Boyun Refleksi: Bu refleks bebek sırtüstü pozisyondayken gözlenir. Gebeliğin 35. Haftasında başlar ve doğum sonrası 3-4.
Aylarda kaybolur. Bebek sırtüstü yatırılır, başı sağ veya sol tarafa çevirilir. Bebeğin başının döndüğü taraftaki kol ve bacaklar düzleşir diğer taraftaki kol ve bacaklar bükülür. Bu refleks bebeğin el/göz koordinasyonu, kas tonüsü ve iç kulak sisteminin gelişimi açısından önemlidir. Normal zamanda kaybolmadığı ve devam ettiği durumlarda çocukta ileriye dönük yuvarlanma, elleri bir araya getirme gibi hareketleri engelleyebilir.
Adımlama Refleksi: Bebeğin ayak tabanı sert bir yüzeye ayakta duracak şekilde yerleştirilir. Bebeğin refleks olarak birkaç adım atması beklenir. Bu refleks 3 aya kadar devam eder. Suprapubik Ekstansör Refleksi: Bebek sırtüstü yatırılarak pubik kemiğin üzerine doğru parmakla baskı uygulanır, bu uyarı sonucunda bacaklar bükülü halden uzanmış haline gelir. Bu refleksin doğumdan sonra yaklaşık 4 hafta içinde kaybolması beklenir.
Çapraz Ekstansör Refleksi: Bebeğin bir bacağı tutularak dizden bükülür
Bu hareketle beraber diğer bacakta düzleşmeyle beraber bacağı yakınlaştırma ve içe döndürme hareketi görülür. Bu refleks doğumdan sonra 6 hafta içinde kaybolması beklenir ve kasların koordinasyonu ve dengenin sağlanması açısından önemlidir. Rossolimo Refleksi: Bebek sırtüstü yatırılır, ayak 2. ve 4 parmaklarına ayak tabanı tarafından hafifçe vurulur, ayak parmaklarını abartılı bir şekilde açtığı görülür.
Bu refleksin doğum sonrası 4 hafta içinde kaybolması beklenir. Sonuç olarak ebelerin yenidoğan reflekslerini bilmeleri, doğumdan sonraki ilk değerlendirmede bebeğin nörolojik ve fiziksel sağlığını doğru şekilde gözlemlemeleri açısından büyük önem taşır. Bu refleksler, bebeğin sinir sisteminin olgunluğunu ve beyin sapı fonksiyonlarının sağlıklı çalıştığını gösteren temel göstergelerdir. Ebe, reflekslerin varlığını, simetrisini ve uygun zamanlarda kaybolup kaybolmadığını değerlendirerek olası nörolojik sorunları erken dönemde fark edebilir.
Bu da gerekli tıbbi müdahalelerin zamanında yapılmasını sağlayarak, bebeğin yaşam kalitesini ve sağlıklı gelişimini destekler. KAYNAKLAR : 1)Zengin, Ö. Ü. , & Yardımcı, F. (2025). Yenidoğan tanılaması. Ankara: Akademisyen Kitabevi. 2)Deleş, B. (2019). Yaşamın ilk 1000 gününde görülen nörogelişimsel bozuklukların tanılanmasında ilkel reflekslerin önemi. İzmir Democracy University Health Sciences Journal, 2(1), 7–19. 3)Doğan, U. D.
, & Varal, U. D. İ. G. (2020). Yenidoğan kılavuzu. Ankara: Akademisyen Kitabevi. , & Zafeiriou, D. (2020). Primitive reflexes. In S. ), The encyclopedia of child and adolescent development. Wiley-Blackwell. Rumeysa Sıbıç İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Ebelik Tezli Yüksek Lisans 1. Sınıf Öğrencisi
